
San Siro'nun gece yarısı lambaları kalkan anı, bir rüya gibi hatıra gelir. 1990'ların sonu, 2000'lerin başı. İtalya'nın futbolu sadece top ve gol üzerine değil, betonarme tribünlerin gölgesinde doğan devasa bir mit üzerine kurulu bir sistemdi. O dönemde her maçtan çıkan duman, siyah kağıtlar içinde erimiş kuruğandıran bir yakıttı. Flare'ler yaktığında gözleri parlayan binlerce deli ve o sahnenin ritmiyle haykırılan "Furia" sesler... İşte bu atmosferde başlayan hikayeye bakarken, dikkatinizin sadece sahaya değil, tribünlerin gölgeliklerine, arka kapıların arkasına yönlendirilmesi gerekiyor.
İtalya'nın futbolu, 1980'lerden beri devasa bir sahnede sergilendi; ancak sahadan çıkan topun yerine, stadyumların karanlık köşelerinde dönen başka bir ekonomi vardı. Futbolcuların ayağının altındaki çim ve saha üzerine değil, stadyum girişlerine kadar gelen güvenlik kapıları ve bu kapılar ardında toplanan insanlardan oluşan karmaşık bir güç yapısı kurulmuştu.
Biz sadece tribünlerdeki sarı-beyaz şakaların altında yatan o kanlı ilişkiyi konuşuyoruz. Bu dergi, "Ultras" kavramının sadece bir bağımlılık değil, aynı zamanda işlenmiş bir zihin ve karanlık bir ağ olduğunu fanteziye çeviriyor.
Curva (Kamyonun Arka Tarafı) sadece stadyumda duran sıradan koltuklar değil. Orası, İtalya'nın yerel siyasi yapısının bir yansımasıdır. 1960'lı yılların tribün isyanlarından sonra gelişen bu yapıda, taraftar "kötü" değil, daha ziyade "devlet" olarak kabul edilir. Ultras grupları (Grup), kendi hiyerarşisine sahiptir. Üyelerin sadakati o kadar yüksek ki, bir gruptaki kişi sadece grubunu değil, tüm ailesini ve geleceğini bu kulübün zaferi veya şerefine bağlı hisseder.
Ancak bu "sadakat" bazen çok tehlikeli bir zemin oluşturur. Curva içinde bir liderlik hiyerarşisi vardır. Liderler genellikle genç yaşlarında bile olsa, kararlılık ve fiziksel güçleriyle tanımlanır. Bu sistemde yankılanan şarkılar sadece seslendirme değil, bir komut işareti olarak da okunmalı.
"Biz burada futbol için buradayız, ama burada para akışının olduğu yerde, biz de variz" diyor isimsiz bir operatör, "Grup Üyesi" (İnşaa Edildi - İtalya) derken. Bu söz, sadece bir hayal değil, sistemin işleyişini anlatıyor.
Ultras gruplarının sahadaki gücü sadece ses seviyelerinden değil, stadyum içindeki fiziksel hakimiyetten gelir. İtalyan ulusal ve yerel liglerinde bu gruplar, bazen bilet kontrolünü de elinde bulundurur. Bilet satışı sırasında kaza riski taşıyan veya güvenlik riski olmayan alanlarda, bu gruplar sadece "koltuk" değil, aynı zamanda bir ticaret merkezi olarak hareket ederler.
Bunu şöyle anlatmak mümkün: Stadyum dışındaki parkların giriş kapılarında duran, biletlerin fiyatını belirleyen, bazen de bu alanları kendi aralarında paylaşan grubun üyeleri, stadyuma giren diğer taraftarlar için bir "koruyucu" kılığında hareket ederler. Ancak bu koruma, bazen güvenlik görevlileri için bile tehlikeli hale gelir.
Örnek: 2005'te Milano'da San Siro'ya girişte yaşanan olayda, bilet kontrolünde görev yapan bir polis memurunun, kendi gruba ait "koridor" alanındaki bir üyeye karşı şiddet eyleminde bulunduğu görülüyor. Burada gruplar, stadyum içindeki ticari alanları da yönetirler. Tabela satışından, park etme alanına kadar bu sistem tam bir iş modelidir.
En kritik noktaya geliyoruz. İtalya'nın mafia yapıları, sadece kumarhane ve para yuvarlaması yapmaz; bu gruplar, stadyumların içine girdiler. "Cosa Nostra" (Sicilyan Mafyası), "Camorra" (Napoli bölgesi) ve "'Ndrangheta" (Kalybria) gibi yapılar, futbol fanatiklerine sadakat göstererek para yuvarlaması yapar.
Mekanizma: Ultras grubu üyeleri genellikle gençlerdir ve gelirleri düşüktür. Bu yüzden "kurbanlık", "koruma" adı altında bir mali işleme bularak, stadyumun dışındaki güvenlik alanlarına para yuvarlaması yaparlar.
Bir araştırmacı raporunda: "Camorra grubunun üyeleri, Napoli'deki bazı grupların ticaretini yapıyorlar. Stadyuma giden herkesin 'korunması' için para alınıyor. Bunu 'güvenlik' diyorlar ama aslında bir 'koruma' işidir."
Bu korumada sadece diğer taraftarların güvenliği değil, stadyumun kendi güvenlik personeli bile dahil olabilir. Yani polis memurları bile bazen bu yapıyı destekleyen bir "güvenlik" rolüyle görevlendirilebilirler. Bu durum, 2010'larda Napoli'de ve Lazio'da yapılan baskınlarda net bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Share
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yap!